Benim öfkem gecelerin beyidir, kalkar bi tek çocuk ağlasa! İşte bak bu anasız
yasa, Kanuni’nin değil bizimdir.
Bir hayli kırgınım. Beni anlamadığın
kelimelerin, aslında her şeyi anlatıyor oluşlarına kırgınım.
Benim halim
memleketin hali.
Sevdiğin Kadar Sevilirsin.
Aşk da önemli olan aynı elleri
tutmak değil, Bi ömür hiç bırakmamaktır.
Ağlayanı güldürebilmek; Ağlayanla,
ağlamaktan daha değerliymiş.
En uzak mesafe, iki kafa arasındaki mesafedir.
Birbirini anlamayan.
Kimi ölüler bize ne kadar yakın,Yaşayanların birçoğu ne
kadar da ölü.
Birine verilecek sevgin yoksa, Ona ümit dolu gözlerle
bakma!
İnsanı herhangi biri kırabilir; ama bir tek sevdiği
acıtabilirmiş.
Memnun olan yok hayatından ! Kiminle konuşsam aynı şey..
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
Aşk; kelime değil bir cümledir. Kurmak
içinse, özneyle yüklem değil, iki yürek gerekir.
Yüz kızartıcı bir suç
değildir hırsızlık; çalınan birinin kalbiyse eğer.
Öyle bir seveceksin ki,
yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, Seni gözleriyle
bile aldatmayacak.
Bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik. Anladım ki,
ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik.
Gitmek unutmak değildir sen bunu
çok iyi biliyorsun. Aklımda gözlerin varken, sen buna gitmek mi diyosun?
Git
demek kolay ama gittikten sonra üzüleceksin. “Eğer git diyebilecek kadar
güçlüysen, hoşçakal deyip susmasını da bileceksin.
Anladım ki aşk; Her iki
tarafı da mağdur eden, Yürekte izinsiz gösteri yapan mutluluk karşıtı bir
eylem.
Herşeyin kadar değil, değeri kadar seveceksin. Çünkü beklentin ne
kadar çok olursa, o kadar kırılırsın.
Hayattan aldığım en büyük ders:
Sevgisiyle karşında sapasağlam duramayan birine, asla yaslanmayacaksın.
Çabuk
unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de kalp, göğüs kafesine o kadar
yüklenmeseydi eğer.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış/ Kendi
yolumu çizdiğimde anladım.
Yalnızım.. Çünkü herhangi biriyle değil,
Beklediğime değecek kişiyle devαm etmeliyim bu yolα.
Unutma; Onu artık
unuttum demek, bir kez daha hatırlamaktır aslında.
Kural bu: En çok seven,
hep en önce terkedilir. Unutma; Vedalar acıtsada, bazen gitmek gerekir.
Çok
sahiplenmeden seveceksin mesela. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hemde hep senin kalacakmış gibi.
Ne sahip olduğundur hayat, ne de umdukların
bunca zaman. Yüreğin kadardır hayat! ‘Seviliyorsan renkli, seviyorsan Siyah
Beyaz.
Bilir misin ne zordur severek yaşamak. Ona benimsin deyip sarılamamak.
Ne zordur hep yakın hissedip aslında ondan uzak olmak.
Acılara bakıp da küsme
sevdalara, gavura kızıp da oruç bozulmaz. Sök at kafandan acabaları, kemik aynı
yerden iki defa kırılmaz.
Gidene söylenecek söz yok, sevse zaten gitmezdi;
ama gelene de pek sevinmemek gerek, çünkü o da başkasından geldi.
Senle
olmanın en güzel yanı ne biliyor musun? Nerden bileceksin! Sen hiç benimle
olmadınki, ya aklın başka yerdeydi ya yüreğin.
İçin yanarken üşümek, Yüreğin
kan ağlarken gülmek, Özleyip de sevdiğini görememek.. İşte aşk bu olsa gerek
!
ah be Dünya sen dönüyorsun onu anladık da bu insanlar senden daha hızlı
dönüyor hemde ortada hiçbir yörünge yokken.
Bir insana zorla
sevdiremezsin kendini, Bana güven diyemezsin. O bunu hissetmiyorsa, tek bir söz
söyleyebilirsin: Sen bilirsin.
Öyle sevmelisin ki beni; bırakıp giderken
hayatı, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde. Birbirimizi sevmenin gururu olmalı
herşeyde.
Küçükken annem, yerde ekmek görünce: yükseğe koy kuşlar yer derdi.
Sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk, acaba kuşlar mı yedi ?
Uykusuzluklar
yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından, dokunulası ipek ten bir o kadar
uzakta olmasaydı eğer.
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. ‘O
olmazsa yaşayamam’ demeyeceksin, Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü.
Bir
insanı herhangi biri kırabilir; ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş. Çok
acıttığında anladım.
Geldiğin kadar değil, Göründüğün kadar mutlusun. Ve
sakın unutma; Gittiğin kadar değil, Hakettiğin kadar unutulursun.
Bilmelisin
ki . Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın Dünya sizin için dönmesini
durdurmuyor.
Gitmek istiyorsa, bırakacaksın.. gitsin ! Aklı seninle olmayanın
bedeni yanında olsun ister misin ?
Öyle herkesi sevmeyeceksin.. Seviyorum’
demeyeceksin ! Seni seviyorum’ diyebilmek için gerekirse bir ömür
bekleyeceksin.
Birini seveceksen, onu herşeyinle sevme. Çünkü bittiğinde; Onu
unutamamana değil, unutamayacak kadar çok sevdiğine yanarsın.
Galiba
yoruldum. Herşey kadar, herkes kadar, sen kadar. ‘Kendimi her kaybettiğimde,
Seni de kaybediyor olmaktan yoruldum.
Seni seviyorum demek değil ki matifet,
Önemli olan o kelimenin tüm sorumluluklarını alabilmek.
Uykusuzluklar yıkıp
geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
Dokunulası ipek ten bir o kadar
uzakta olmasaydı eğer.
Beni derginin kıçına koyanın gelir kıçına korum.
Ne
kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi.
Gerçekten seviyorsan hiçbişeyi mazeret
etmeyeceksin. Gerçekten seviyorsan eğer sonuna’ kadar değil, ‘sonsuza’ kadar
seveceksin.
Gidiyorum ben boşçakallar,sıçmışım ortalık yerinize.Kıçımın
fosforuyla aydınlanın siz artık.
Kimileri ‘Seviyorum’ der, çünkü
ezberlemiştir. Kimileri diyemez, çünkü gerçekten sevmiştir.
Yüreğinde aşk
olmadan geçen hergün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu
anladım.
Dünya bir meşin toparlaktır, Allah da gol!
Kart sensin, postal
sana girsin.
Bu memlekette göte “göt” denir!
Körfezdeki dalgın suya bir
bak; göreceksin Nato’ nun kablosu durmakta derinde.
Kaşı babam kaşı demeye
kadar, mahmut başar kardeş, kazı babam kazı, kaşlarını.
Kara kaşlı bir bulut
geldi… Gürledi ama yağmadı değil Yağmadı ama gürledi gitti.
Seninle olmanın
en romantik yanı ne biliyor musun ? Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi
yıldızlara aya anlatmak.
Üç harf yanyana kaç şekilde gelir bilir misin? Aşk
dersin.. Sen dersin.. Ben dersin.. Sen, ben biter; biz dersin. Gün gelir git
dersin.. Peki dur kelimesinden haberdar değil misin? Dur demeyi bilmez misin?
Git demek kolay, dur diyebilecek kadar yürekli misin?
yalan söylememek değil,
gerçeği gizlememekmiş marifet.
En uzak mesafe ne Afrika’dır, ne Çin, ne
Hindistan, ne seyyareler ne de geceleri… ışıldayan yıldızlar .. En uzak mesafe
iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan.
Ülkenin, farklı
şehirleriydik. ben sürgün yeri, sen başkent. İlk isyan hep sende başlardı.
Cezasını çekmek hep bana kalırdı.
Bunca zaman bana
anlatmaya
çalıştığını,kendimi
bulduğumda anladım.
Herkesin
mutlu olmak için başka bir yolu
varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde
anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,
okuyarak,dinleyerek
değil..
Bildiklerini bana neden
anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk
olmadan geçen hergün
kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak
koştuğunu
anladım..
Acı doruğa ulaştığında
gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç
ağlamadığını
anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla
ağlamaktan daha
değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde
anladım..
Bir insanı
herhangi biri kırabilir, ama bir
tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok
acıttığında anladım..
Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her
damla
gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler
terkettiğinde
anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği
gizlememekmiş
marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
”Sana ihtiyacım var, gel !
”
diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ”git” dediğimde anladım..
Biri sana
”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum”
diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde
gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir
çocukmuş,her düştüğünde
zırıl
zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı
sarıldığında
anladım..
Özür dilemek değil, ”affet beni” diye
haykırmak istemekmiş
pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur,
kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu
olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine
isteyen,beklemez,sadece umut edermiş
bir gün affedilmeyi,
Beni afetmeni
ölürcesine istediğimde
anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek
kadar, ama özgür bırakacak
kadar sevmekmiş
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder